­
­
­
­

BANDUMA
:
Malzemesi
:
1 Kg.lık böreklik
un, 150 gr. ceviz içi, yarım hindi, 50 gr. tereyağı, tuz.
Hazırlanışı
:



İlk önce hindi
pişirilerek suyu elde edilir. Sonra un su ve tuz ile yoğrulur. Bu hamur yufka
haline getirilerek pişirilir. Ceviz içi ufalanarak bir tepsi içinde önceden
kızartılmış tereyağı ile yağlanır. Pişirilen hamurlar yufka halinde iken rulo
şeklinde kesilir ve hazırlanmış olan hindi suyuna bandırılarak bir tepsiye
dizilir. Bu tepsideki hamurların üzerine hindi eti parçaları ve ufalanarak
yağlanmış ceviz içi konur ve yine hindi suyu ilave edilerek ocakta altı kızarana
kadar pişirilir. Ocaktan çıkınca eritilmiş tereyağı dökülerek servise hazır hale
getirilir.

­
­

ETLİ EKMEK
:
Malzemesi
:

1 Kg. orta yağlı,
iki kere çekilmiş dana kıyması, 2 Kg. un, iki büyük baş soğan, yarım demet
maydanoz, 1 yumurta, karabiber, kimyon, tuz, 1 çay bardağı sıvı
yağ.


Hazırlanışı
:
Önce ekmeğin
pişirileceği sac hazırlanır. Sacın üstü silinip altıda külle kaplanarak pişecek
ekmeğin yanmaması sağlanır.


Etin
hazırlanmasında, kıyılmış soğan, 1 yumurta, maydanoz ve baharatlar ve birazda su
ilave edilerek macun kıvamında ekmek hamuruna sürülebilecek hale getirilir.
Ekmeklik un, hamur teknesinde mayasız su ve tuz ile yoğrulur ve hamur haline
getirilir. Hamur yaklaşık 30 cm. çapında yuvarlak bir biçimde ve 2-3 mm.
kalınlığında açılır. Açılan bu hamurun yarısının içine daha önceden hazırlanan
kıyma eklenir ve diğer yarısı ile bunun üzeri kapatılır. Hazırlanan bu ekmek sac
üzerinde her iki tarafı da kızarıncaya kadar pişirilir ve servise sunulur. Arzu
edilirse ekmeğin yanında, üryani hoşafı, pestil ezmesi, erik ekşisi, ayran gibi
içeceklerde alınabilir.


Etli ekmeğin,
patetesli, mantarlı, kesikli, yoğurtlu, cevizli, ıspanaklı gibi çeşitleri de
yaygın olarak yapılır. 
 
 
 
 
MIKLAMA
:
Malzemesi
:
½ kg.. orta yağlı
kıyma, 3 adet soğan, 50 gr. yağ, 4 yumurta, yarım demet maydanoz,
tuz.
Hazırlanışı
:
Soğan iyice
kavrulduktan sonra, kıyma, bu kavrulan soğanlar, maydanoz ve tuz ile birlikte
yeniden kavrulur. Kavrulan bu kıymaya az su ilave edilerek kaynatılır ve pişen
karışım bir sahana alınır. Üzerine yumurta kırılarak sahan hafif ateşte
pişirilir. Pişen yumurtanın üzerine kızdırılmış tereyağı dökülür ve servise
sunulur. Mıklamanın ıspanaklı, etli, patatesli, mantarlı, çökelekli gibi
çeşitleri yapılabilmektedir.


PAÇA
:
Malzemesi
:
½ kg. patates, 3
yumurta,50 gr. nişasta, 50 gr. yoğurt, bir baş sarımsak, 50
gr.tereyağı.
Hazırlanışı
:
Patatesler önce
bir kapta haşlanır, Daha sonra bu patatesler ezilerek ayrı bir kapta yumurta
içine bir kaşık nişasta, yoğurt ve sarımsak eklenerek çırpılır. Bu karışım daha
sonra patatesler ile birleştirilerek ağır ateşte pişirilir.Bu karışım piştikten
sonra üzerinde kızdırılmış tereyağı gezdirilir. Pişirme ocakta olabileceği gibi
yayvan bir kap içerisine alınarak fırında da pişirilip, paçanın altının ve
üstünün kızarması sağlanabilir ve üzerine maydanoz yaprakları eklenerek servise
hazır hale getirilir.


Yine paçanın da
kıymalı, kelleli, pirinçli gibi çeşitleri mevcuttur.


EKŞİLİ PİLAV
:
Malzemesi
:
1 kg. siyez
bulguru, ½ kg. yoğurt, 2 adet soğan, 1 demet nane, 1 demet dereotu, 1 demet
maydanoz, ebegümeci, salça, karabiber, tuz.
Hazırlanışı
:
İlk önce siyez
bulguru haşlanır, haşlanmış olan bu bulgura ebegümeci ve yoğurt eklenerek
kaynatılır ve karışım biraz koyulaşınca üzerine nane, maydanoz ve dereotu
doğranılarak atılır. Ateşten alınıp biraz dinlendirilince kırmızı biber ve
eritilmiş tereyağı ve eklenerek sulu bir pilav halinde servise
alınır.


ALA PİLAV
:
Malzemeler
:
½ kg. ince
bulgur, ½ kg. mercimek, 3 yumurta, 3 adet kuru soğan, 50 gr. teryağı ve
tuz.
Hazırlanışı
:
Önce bulgur
haşlanır, biraz haşlandıktan sonra bulgurun içine mercimek katılır ve suyunu
tamamen çekene kadar ocakta ağır ateşte tutulur.Ayrı bir kapta ince kıyılmış
soğan tereyağına atılır ve iyice kavrulur. Bu yağ pişen pilavın üzerine dökülür
ve servis, pilav biraz dinlendirildikten sonra yanına taze soğan eklenerek
yapılır.


ÇEKME HELVA
:
Malzemesi
:
Kadayıflık özü
olmayan un, şeker, yağ, limon tuzu ve su.
Hazırlanışı
:
Önce helvanın
meyanesi hazırlanır. Yağ bir kazanda eritilir ve içine un konur. Bir saat kadar
hafif ateşte un ve yağ iyice karıştırılarak kavrulur, ve daha sonra bir sini
içinde soğumaya alınır. Diğer yanda toz şeker, limon tuzu ve su, akide kıvamına
gelene kadar ocakta kaynatılır. Kaynayan bu karışım mermer tezgah üzerine
alınır. Burada 20-25 cm. genişliğinde, bir karış kalınlığında bir alan
kaplayacak şekilde düzenlenir. Karışım hafif soğuduğunda elle uzatılarak simit
gibi halka şekline getirilir ve bu işlem sonrasında karışımın şekli beyaz bir
renk alır. Halka şeklindeki bu şeker meyanenin içinde bulunduğu sini içine
yerleştirilir. Halka 4-6 kişi tarafından çekilerek meyane sinisinin büyüklüğüne
ulaştırılır. Halka ikiye katlanarak yeniden çekilir. İşlem şeker meyaneyi içine
çekip, tel tel olana kadar devam ettirilir. Akide kaybolup tel tel ayrılınca
mermere alınıp soğumaya bırakılır. Ilık bir sıcaklığa kavuşunca elle
sıkıştırılarak un haline getirilip tepsilere basılır ve üzerine baskı
uygulanarak iyice sıkışması sağlanır. Sonra bıçakla kesilerek servise
sunulur.


SİMİT TİRİDİ
:

Malzemesi:
Kastamonu simidi,
kemik suyu, sarımsak, yoğurt, kavrulmuş kıyma, tereyağı.
Hazırlanışı
:
Kastamonu simidi
diğer yörelerden farklı olarak, böreklik un ile mayalanıp yoğrulduktan sonra,
hamur simit halkası haline getirilir ve 10 dakika bekletilir. Dinlenmiş hamur,
içinde elma pekmezinin kaynadığı suda haşlanır. Daha sonra fırınlanarak hazır
hale getirilir. Simitler bir tabağa küçük parçalar halinde doğranır. Tencerede
kaynatılmış olan kemik suyu bu simitlerin üzerine dökülür. Bunun üstüne
sarımsaklı yoğurt ve onun üstüne de 6-7 saat süresince ağır ateşte kavrulmuş
kıyma dökülür. En üste ise eritilmiş tereyağıdökülerek hazırlanmış
olur.


PÜRYAN-KUYU
KEBABI :
Hazırlanışı
:

İlk önce tuğladan
örülmüş 1- 1.5 metre derinliğinde ve ortalama 3 ila 5 koyun alabilecek çapta bir
kuyu yapılır. Kuyunun duvarına çengeller asılır. Kuyu tabanına enkaz diye tabir
edilen odunlar döşenerek ateş yakılır ve is çıkmayacak hale
getirilir.


Yeni kesilmiş bir
kuzu tamamen temizlenir ve bütün olarak kalacak şekilde boynundan kuyruk
sokumuna kadar satırla ikiye ayrılarak közlerin üzerinde çengellere takılır. Bu
arada közün üzerine bir boş tava konur. Bundaki amaç, pişecek olan kuzunun pişme
sırasında çıkan yağlarının tava içinde toplanarak daha sonra yapılacak pilav
için kullanılmasıdır. Kuyunun ağzı tahta bir kapakla kapatılır ve kuzunun kendi
buharında pişebilmesi için çevresi tamamen çamur ile sıvanır. Yaklaşık iki saat
piştikten sonra kuyudan çıkarılan kuzu parçalanır ve elle yenir.


OĞMAÇ ÇORBASI
:
Malzemesi
:
Un, 1 yumurta,
su, tereyağı, yoğurt, nane, kırmızı pul biber.
Hazırlanışı
:
Tencerede su
kaynatılır. Ayrı bir kapta un küçük topaklar halinde elle ovularak kaynayan suya
azar azar bırakılır. Top olmaması için sürekli karıştırılır. Pişme kıvamına
gelince su içine yoğurt ilave edilir. Ateşten alındıktan sonra üzerinde
eritilmiş tereyağı gezdirilir ve en son kırmızı pul biber ve nane eklenerek
hazır hale getirilir.


KÖLE HAMURU
:
Malzemesi
:
Un, su, yağ,
pekmez.
Hazırlanışı
:
Bir tencerede
kaynayan suya az az un bırakılır ve devamlı olarak karıştırılarak koyu bir
kıvama gelmesi sağlanır. Sonra bu koyu hamur bir kaşık ile tepsiye dizilir.
Üzerine kızdırılmış tereyağı döküldükten sonra pekmeze bandırılarak yenir.
Tepsiye alındıktan sonra pekmez ya da tatlı bir madde dökülmeden sade bir
şekilde yenebileceği gibi sarımsaklı yoğurtla da yenebilir.


CIRIK TATLISI
:
Malzemesi
:
Maya, 50 gr.
nişasta, su, yağ, şeker, 1 yumurta.
Hazırlanışı
:
Ekmek hamuru
mayası bir yumurta ve bir kaşık nişasta ile katı bir kıvama gelene kadar
çırpılır ve sonra mayalanması için bir kaba alınarak ağzı kapatılır. Mayalanma
gerçekleştiğinde hamur el ile sıkılarak baş parmak ve şehadet parmağı üzerinden
çıkan hamur kaşıkla alınarak bir tavada kızarmakta olan yağ içersinde hafifçe
kızartılır ve yağı süzülerek alınır. Biraz dinlendikten sonra ağda yapılmış
şerbet dökülerek yenir.


ÜRYANİ ERİĞİ
HOŞAFI :
Hazırlanışı
:
Üryani eriği
sadece bölgemizde yetişen bir erik türüdür. Ağustos ayı başlarında olgunlaşan
erikler dallarından toplandıktan sonra dış kabukları soyularak güneşte kurumaya
bırakılırlar.


Üryani eriği
hoşafı, pişirilmeden önce erikler yarım saat kadar orta sıcaklıktaki bir su
içerisinde bekletilirler. Erikler yumuşadıktan sonra ayrı bir kaptaki suya şeker
ile birlikte atılarak yarım saat kadar kaynatılır. Soğuduktan sonra içime hazır
olan hoşaf, özellikle mide ve bağırsak sorunlarının giderilmesine karşı birebir
etkili olmaktadır.


Etsiz Sebze
Yemekleri:
Bunların hemen
hemen hepsi zeytinyağı veya diğer sıvı yağlarla pişirilir. Dolmalar (biber,
patlıcan), sarmalar (yaprak, kelem, ispit, pancar, müsellim, yapraz), etli
patates paçası oturtması barbunya fasulyesi gibi yemeklerdir. Zeytinyağlı yaprak
sarması Kastamonu'da son yemek olarak yenir. Bu sebeple adı "karahaber"dir.
Yemeğin, ziyafetin sona erdiğini bildirir. Sofraya konduğu zaman "karahaber
geldi" derler. Dolma ve sarmaların içinde bulgur-pirinç karışımı tercih
edilir.


Pilavlar:
En yaygın
pilavlar anakız pilavı, ekşili pilav, bulgur ve pirinç pilavlarıdır. Piiavlar
et, tavuk, hindi susuyla pişirildiği zaman geride kalan etler pilavın üzerine
küçük parçalar halinde serpiştirilir, halkın deyişiyle ditilir. Anakız pilavı
bulgur-pirinç, bulgur mercimek karışımı pilavdır.


Eskili pilav
pişirilirken önce bulgur yıkanır. İnce doğranmış soğan, salça yağda öldürülür.
Üzerine bulgur ve doğranmış ebegümeci dökülür, pişirilir. Biraz pişirildikten
sonra ayran katılır. Dereotu, maydanoz tuz ilave edilerek pişirilmeye devam
edilir. İyice pişip pilav haline geldikten sonra üzerine kırmızı biberli yağ
dökülür veya sade olarak servis yapılır.


Yumurtalı
Yemekler:
Çırpılmış
yumurtaya batırılan ekmekler kızgın yağda kızartılır. Buna yörede "kaygana"
denir.


İlin tanınmış
yemeklerinden biri de mıklamalardır. Üzerinde yumurta kırılarak hafifçe pişilen
yemeklerin genel adı "mıklama"dır. Kuşbaşı et, kıyma, sucuk, pastırma, ıspanak,
patates, mantar, çökelek, soğan tepsi veya tavada pişirilip yemek haline
getirildikten sonra üzerine kişi sayısınca yumurta kırılır. Bir kapakla
kapatılarak hafifçe pişirilir. Yumurtaların katı pişmemesi gerekir. Kapak
kaldırılarak tabaklara yumurta ve alımdaki yemek bölümünün servisi yapılır veya
köylerde sofranın ortasına konularak yenmeye başlanır.


Hamurlu
Yiyecekler:
Ekmekler:
Somun, serme,
gözleme, hamurfu başlıca ekmeklerdir. Kastamonu 'lu hanımlar bayat ekmek veya
sermeden tirit adı verilen bir yemek yapmaktadırlar. Tepsiye dizilen ekmek
dilimleri veya serme parçalarının üzerine biraz su konur. Bir tavada hazırlanmış
soğan, domates, yeşil biber, kıyma karışımı pişirilerek ekmeklerin üzerine
yayılır. Tepsi ateşte biraz tutulduktan sonra tirit servisi yapılır. Tirite
kıyma konulmayabilir. Üzerine sarımsaklı yoğurt koyan aileler
vardır.


Çörekler:
Burmalı çörek, iç
yağlı çörek, mısır çöreği, kete, kül çöreği, tarhanalı çörek en yaygın
çöreklerdir.


Etli ekmek,
böreklerin başında gelir. Alt-üst böreği, delioğlan sarığı, fincan böreği, küre
böreği, lahana böreği, katmer, cizleme, ıspanakh-patatesli börek, su böreği ünlü
börek çeşitleridir.


Diğer Hamurlu
Yiyecekler:
Mantı, bandırma,
sıkma, kesme, erişte. Erişte hamuruna ekşimik (çökelek) katılır, yoğrulur,
açılıp içine ceviz konur, üzerine kızgın yağ dökülür. Buna haluçga
denir.


Tatlılar:
Türkiye'de şekerciliğin yaygınlaşması, Türk lokum ve akidelerinin dünyaca
tanınması Araçlı şekerci Hacı Bekir ve müessesesi vasıtasıyla olmuştur. Küçük
yaşta geldiği İstanbul'da şekerciliği öğrenen Araçlı Bekir, 1977'de Bahçekapı'da
ilk dükkanını açmıştır. Hacca gidince Hacı Bekir olarak anılmıştır. Akide ve
lokum yapımında büyük yenilikler yapmıştır. Araç'tan getirttiği akrabaları ve
çırakları vasıtasıyla şekerciliğin sırlarını uzun müddet korumasını bilmiştir.
Bugün Türkiye'deki şeker üreticisi ve satıcılarının önemli bir bölümünün Araçlı
olmasının sebebi budur.


Göz göz tatlısı,
avuz, şurra baklavası, tırtıl, sarığı burma, un helvası, pekmez helvası, kavut,
kalbur tatlısı, yoğurt tatlısı, cınk, hasude (paluze), kabak tatlısı, çekme
helva, gül baklava, köle hamuru, pelverde, reçel çeşitleri, su muhallebisi,
sütlaç başlıca tatlılardır. Bunlar içinde çekme helva Kastamonu'ya özgü bir
helvadır. Mudurnu'da "saray helvası". İzmit'te "pişmaniye" adıyla benzerleri
üretilmektedir.


Kışlık
Yiyecekler:
Salatalık, biber,
gök domates, havuç, patlıcan, lahana, fasulyenin ayrı ayrı veya karışık
turşuları yapılır.


Yörenin erik
zenginliği pestil, marmelat, pelverde, hoşaf yapılarak değerlendirilir.
Kızılcıklar, yabani armutlar kaynatılarak ekşi haline getirilir. Kuşburnular
toplanır. Kışın suyu içilir. Üryani eriği, elma hoşafı meşhurdur. Elmasının
pekmezi de aranır.


Taze fasulye,
biber, patlıcan, kabak kurutulur. Etten kavurma yapılarak, küplerde saklanır.
Kıyma pişirilip don yağında dondurulup teker halinde tavana asılarak saklanır.
Aile ihtiyacı için pastırma sucuk da yapılır. Salçasını, reçelini, bulgurunu
üreterek, eriştesini keserek aileler kışa hazır olur.


Özel Günlere Has
Yiyecekler:


Lohusalara
güçlenmesi, sütünün bol olması için sıcak paluze yedirilir. Düğünlerde ortalama
25 çeşit yemek hazırlanır. Yer sofralarında ortaya konularak bu yiyecekler
yenir. Ölünün arkasından un helvası pişirilip dağıtılır. Ölü yemeği adıyla
cenazenin kalktığı gün toplu yemek yenir. Kurban ve Şeker bayramlarında, bayram
namazından sonra mezarlık yanında un helvası yenilir,
bayramlaşılır.


DÖNER:


Bilindiği üzere
döner kebap Türkiye’nin birçok İlinde yapılmaktadır. Avrupa’da da Türk
mutfağının Baş yemeği haline gelmiştir.Kastamonu yiyecekleri ve içecekleri
üzerine en geniş araştırmayı Kastamonulu hemşehrimiz, Kültür Bakanlığı Halk
Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme eski Genel Müdürü Nail TAN yapmış olup
Genel Müdürlüğü döneminde yayınlamış olduğu Türk Halk Kültür Araştırmaları adlı
kitabında , döner kebabına geniş yer vermiştir.


Nail TAN bu
araştırmasında döner kebabından şöyle bahsetmektedir:Erzurum ,Ankara,Bursa
kebapları yanında Kastamonu’nun da döner kebabı ünlüdür.Kaynak kişinin verdiği
bilgiye göre Kastamonu’da döner kebabı 150 yıl kadar önce Hamdi USTA yapmaya
başlamıştır.


Hamdi Ustadan
sonra ,Raif GÜLSUNAR ve Şükrü GÜLSUNAR ün yapmıştır.Bu iki ustadan kebap yapmayı
öğrenen Şükrü ALTINÖZ ‘ün oğlu Nail ALTINÖZ Kasaplar Hal içinde halen kebap
yapmaya devam etmektedir.Avrupa’da yayınlanan Metro Gastro adlı dergide de
Kastamonu mutfağını konu almış bu sayısında özellikle 3. kuşak olarak bu mesleği
devam ettiren Nail ALTINÖZ ve Kastamonu dönerine geniş yer
vermiştir.
812 ÇEŞİT
YEMEK


Kaynaklara
bakılırsa Kastamonu ve çevresinde tamı tamına 812 çeşit yemek tespit edilmişti.
Mantar yemekleri bile başlı başına bir konuydu. Yeri gelmişken Türkiye’de en
zengin mantar çeşidinin Kastamonu’da bulunduğunu belirtmek isterim: Kuzu kulağı,
kanlıca, ayı mıcığı, tavuk ayağı, saçak, içi kızıl, cincile, kavak, meşe, kömüş
memesi, söbelek, gelincik, teltelli, kırağı, mıkcık, kum mantarı… Dönüş yolunda
arabamın bagajı tıka basa dolmuştu: Yarım çuval Osmancık’ın pirinci, kutu kutu
çekme helva, kızılcık tarhanası, çemensiz pastırma, bol bol sarmısak, tirit için
çıplak simit, çeşit çeşit mantar, kilolarca üryani eriği, kızılcık ekşisi,
pestil, siyez bulguru… Sözün özü; Kastamonu tarihiyle, doğasıyla ve
lezzetleriyle mutlaka gidilmesi ve görülmesi gereken bir yöredir.


Banduma


35 cm çapında 4
ev yufkası,2 tavuk göğüs eti,1 kâse tavuk suyu,Dövülmüş ceviz içi
Hazırlanışı:
Tavuk etini
haşlayıp suyunu ayırın. Tavuk etlerini ufak parçalara ayırın. Yufkaları sekiz
parçaya kesin. Uzun kenarlarına tavuk etinden yerleştirip sigara böreği gibi
sarın. Malzeme bitinceye kadar işlemi sürdürün.


* Tereyağını
eritin. Tavuk suyunu kaynatın. Yufkaları tavuk suyuna batırıp birbirinin üzerine
gelecek şekilde servis tabaklarına dizin. Üzerlerine tereyağı gezdirip dövülmüş
ceviz içi serpin. İkinci sırayı da aynı şekilde hazırlayın. En üste gelen
yufkaları taç şeklinde yerleştirip haşlama suyundan 1 kepçe gezdirin. Kalan
tavuk etlerini üzerlerine yerleştirin. Ceviz içi serpip sıcak servis
yapın.




MANCA


Manca, bir
Kastamonu yemeği. Bu yemek aynı zamanda meze olarak da sunulabiliyor. Manca,
karalahana’dan yapılıyor…


Malzemeler:
1 demet
karalahana,200 gram bulgur ,100 gram pirinç,1 demet nane ,
1/2 demet
maydanoz ,biber unu ,1 adet soğan ,1 demet taze soğan,35 ml. sıvıyağ ,1 adet
kırmızı soğan, 3 diş sarmısak,
1 tatlı kaşığı
tereyağı veya margarin,tuz,karabiber


Hazırlanışı:


Kırmızı soğanı
ayıklayıp çok ince kıyın. Pirinci ayıklayıp yıkayın. Genişce bir tencereye sıvı
yağı koyun, soğanı ve pirinci ekleyin. Soğanlar pembeleşinceye kadar çevirin.
Bulguru ayıklayıp yıkayın. Üstünü kapatacak kadar sıcak su koyun ve şişene kadar
bırakın. Nane, maydanoz ve taze soğanları ayıkayıp yıkayın, ince kıyın, şişmiş
bulgurla soğanlı pirince katın. Tuzlayın, biberleyin. Karalahana yapraklarını
saplarından ayırın. Sıcak suda 2 – 3 dakika bekletin ve süzün. Hazırladığınız
içle yaprakları sarın, tencereye dizin. Üstüne bir tabak kapatıp pişmeye
bırakın. Kırmızı soğanı salata soğanı şeklinde kıyın. Sarmısakları ayıklayın,
küçük doğrayın. Tavaya tereyağı koyun, kırmızı soğan ve sarmısakları
pembeleşinceye kadar kavurun. Biber ununu ilave edin. Hazırladığınız karışımı
Mancaya ekleyip, sıcak olarak servis yapın.


Etli
Ekmek




Kastamonu’nun
yurt içinde en çok ün yapmış yiyeceği «Etli Ekmek» tir. Bu etli ekmeğin
Konya’nın etli ekmeğiyle uzaktan, yakından ilgisi yoktur. Fırında ve saç üstünde
iki şekilde pişirilmektedir. Önce evlerde saç üzerinde pişirilen şeklini tarif
edeceğiz.










Malzeme (8
kişilik):


1 kg. orta yağlı
iki defa makinede çekilmiş dana kıyması
2 kg.
un
İki büyük baş
soğan
Yarım demet
maydanoz
Karabiber
Kimyon
Tuz
2
yumurta
1 çay bardağı
sıvı yağ


Haluçka




Haluçkamızın iç
malzemeleri kıyma,soğan ve ince kıyılmış maydanoz iyice karıştırılır.Diğer
tarafta
hamur malzemeleri
yoğrulur.Ne çok cıvık nede çok katı bir hamur olmamamsına dikkat edilir.
Yoğurduğumuz hamur dörde bölünür.Her bir parça un serpilerek açılır.Küçük
kareler halinde kesilir.
(5×5 cm gibi)
Ortasına hazırlanan iç malzemeden konulup,kenarlarına parmakla hafif
bastırılarık kapatılıp üçgen şekli verilir.Hazırlanan haluçkalarımız birbirine
yapışmaması için azcık un serptiğimiz tepsiye tek tek dizilir.
Büyük bir
tencerede bol su içine bir miktar tuz ve iki yemek kaşığı zeytinyağı
katılır.Suyumuz kaynadıktan sonra haluçkalarımız tek tek seri bir şekilde kaynar
suya atılır.Yaklaşık 3,5 dk pişirilir.
(Annem piştiğini
anlamanın en güzel yolunun bir tanesinin tadına bakmak olduğunu
söyledi)
Diğer tarafta
yarım paket tereyağı eritilir.3 yemek kaşığı salça ilave
edilip,karıştırılır.Tenceredeki haşlama suyundan 1-2 kepçe katılarak
karıştırılır.
Borcamımıza bir
sıra haluçka üzerine sos,tekrar haluçka tekrar sos olarak dizilir ve sıcak
servis yapılır.Yanında bol köpüklü ayranla afiyetle yenir.
KASTAMONU
MUTFAĞINDAN…
Taşköprü’nün
sarımsağının ve kuyu kebabının yanı sıra keşkeğinin, atarısının, terekmeğinin,
ekşili bulgurun tadına doyulamayacağını dilden dile anlatılır
Taşköprülüler
sarımsağın tatlısını yaptılar:
Sarımsak,
yüzyıllardır doğadan gelen en büyük şifa kaynağı olarak biliniyor. Kastamonu’nun
şirin ilçesi Taşköprü’de mikrop öldürücü özelliği de olan sarımsağın dünyada ilk
kez tatlısı da yapıldı.
Taşköprü,
kalitesi ve ismiyle dünyaya duyurduğu beyaz altını sarımsaktan sonra ülkemizin
en kaliteli salebi ile de ünlendi
Kastamonu’nun
oldukça özellikli yöresel bir mutfağı ve meraklısına sunabileceği çok farklı
tadlar var. ‘Denemeden ayrılmayın’ listesi oldukça kabarık. Etli ya da
pastırmalı ekmek (sacda yapılıyor, görüntüsü gözlemeye benziyor), kuyu kebabı,
hafif olduğu için çokça yenen çekme helva, Taşköprü sarımsağı, banduma, burmalı
çörek, ekşili pilav… Kastamonu’nun simidi ünlü. Daha çok kışın kahvaltılarda
yapılan, simitten tirit denemeye değer…
Kastamonu
yiyecek-içecek hususunda zengin bir mutfağa sahiptir. Bu zenginliğin başlıca
sebebi; bitki örtüsündeki çeşitli ve tabiata dayalı yetiştirilen hayvan
varlığıdır. Yiyecek olarak kullanılan yabani otlar, bitkiler, mantarlar, dağ
çileği yanında her türlü sebze ile birçok meyve Kastamonu topraklarında
yetişmektedir. Türkiye’nin en güzel ve kaliteli sarımsakları bu İl’de yetişmekte
ve ihraç edilmektedir.
Üryani eriğini
sadece bu İlde yemek mümkündür. Kastamonu bölgesine ait 812 çeşit yiyecek
derlemesi yapılmıştır. Bunlardan 38 çeşit çorba ve 5l çeşit ekmek tarifi
görülmektedir. Kastamonu mutfağının ünlü yiyeceği sac üzerinde pişirilen” etli
ekmek”tir.
Bu etli ekmeği
bir bardak yayık ayranı, “ekşi-eşi” yada ” pelverde ezmesi” eşliğinde yiyen
artık Kastamonu’nun adını unutamaz. İl’ de hazırlanan, kışlık yiyecek “tarhana”
nın çorbası en besleyici çorbadır. Hazırlanmasında kullanılan un-yoğurt hamuru
içindeki çok çeşitli bitki özleri, tadı-lezzetini farklı hale getirmektedir.
Ayrıca besin değerini artırmaktadır.Her mevsim yerli halkın ve ziyarete
gelenlerin yemekten vazgeçemediği “döner” in kömür ateşinde pişenin tadı
doyumsuzdur. Kış mevsiminde, yöreye has olarak yapılan “pastırmalı ekmek” bir
başka lezzettedir. Özel olarak hazırlanan çimensiz pastırma ince dilimler
halinde doğranıp, soğan piyazı ile karıştırılıp, içine yeteri kadar baharatta
karıştırıldıktan sonra, fırınlarda açılan hamur içine kapalı olarak konup,
pişirildikten sonra, üzeri zevke göre az veya çok tereyağ ile yağlandıktan sonra
afiyetle yenir.
Baharın gelmesi
ile, kuzuların büyümesi bir diğer yöresel yiyecek olan “biran-kuyu kebabı” nın
ortaya çıkması görülür. Kastamonu merkez ve bilhassa Taşköprü İlçesinde
pişirilen bir’an meşhur et yiyeceği’dir.
Tatlılar içinde,
asırlardır süregelen “çekme helva” gerek elde özel olarak hazırlanışı, gerek
ince ince tat telleri ile bölgeye hastır. İl dışına her gidenin mutlaka
dostlarına aldıkları makbûl hediye’dir.
Kış günlerinin
bir diğer yöresel yiyeceği, Kastamonu simitinden yapılan “simit tiridi” dir.
Simit tiridini yiyemeyenler, İl dışına giderken dost ve arkadaşlarına mutlaka
bir dizin Kastamonu Simiti alıp, getirirler.


BÖREKLER


Çullu Börek
(Çullama Börek)


Açılan yufkalar
hafif pişirilir. Bir bütün yufka tepsi altına, biri.de üstüne konulmak üzere
ayrılır. Diğer yufkalar parçalanarak ufak parçalar haline getirilir. Tencerede
eritilen yağa yumurta kırılıp tuz ve biber ilave edilir. Doğranan sermeler
atılarak karıştırılır. Yağlanan tepsiye bütün serme konulur. Ufalanan yumurtalı
parçalar tepsiye konulur. Diğer bütün serme üsle konularak kızartılır.